Ahmet Çalişir - Dinle Ney'den
Welcome to Ilahi-Ezgi - Manevi Dünyanız. Please login or sign up.

Üye
  • Toplam Üye: 4,550
  • Son üye: a.b
İstatistikler
  • Toplam İleti: 120,558
  • Toplam Konu: 14,491
  • Bugün Online: 276
  • En Çok Online: 2,613 (21 Ocak 2020, 20:27:20)
Çevrimiçi Üyeler

En Son Konular

Ahmet Çalişir - Dinle Ney'den

Başlatan Mehmet 01, 14 Aralık 2010, 09:10:56

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Mehmet 01


Ahmet Çalışır - Dinle Ney'den  (16 / 95:07)
--------------------------------------------
08:33 -  Ahmet Çalışır - 1 Na't-i Mevlana
08:02 -  Ahmet Çalışır - 2 Ney ki İnler
05:13 -  Ahmet Çalışır - 3 Hakimisin Hallerin Sen
06:33 -  Ahmet Çalışır - 4 Nerde Bir Garib Görsen
07:58 -  Ahmet Çalişir - 5 Yedi Öğüt
05:16 -  Ahmet Çalışır - 6 Aşktan Özge Var mıdır
05:50 -  Ahmet Çalışır - 7 Ebr-i Nisan
05:30 -  Ahmet Çalışır - 8 Bana Allahım Yeter
04:44 -  Ahmet Çalışır - 9 Değmesin Bad-ı Saba
06:26 -  Ahmet Çalışır - 10 Elimiz boş, Gönlumuz Hoş
07:45 -  Ahmet Çalışır - 11 Bir Güzele Erişde, Madenin Yakut Olsun
03:46 -  Ahmet Çalişir - 12 O Nur ki Hakkın Nurudur
03:48 -  Ahmet Çalışır - 13 Gözüm Dedim Sevgilime, Dedi Buluttan Bahsetme
07:22 -  Ahmet Çalışır - 14 Dostsuzluktan Daha Güzel Dost mu Var Su Alemde
04:35 -  Ahmet Çalışır - 15 Hak ile Birlik Olmak Ne Büyük Bir İhsandır
03:38 -  Ahmet Çalışır - 16 Bilmeyen Ne Bilsin Seni, Gamlanma Deli Gönül
Bu iletinin içeriğini görüntülemek için aşağıdakilere ihtiyacınız var:
  • İçeriği görebilmek için bu iletiye teşekkür etmelisiniz.

kenankamil

  •  

muvahhidim


Paylaşım için Allah (c.c) razı olsun..
  •  

emrah.dedo

halka hizmet.hakka hizmettir
  •  

ilahiezgi

  •  

diamon63

ALLAH (C.C) Razı Olsun kardeşim.
Paylaşım İçin Teşekkürler
Ellerinize ve  Emeklerinize Sağlık
  •  

mesut

  •  

hak aşığı

Teşekkür ederim ALLAH razı olsun
  •  

kardelen01

ALLAH (C.C) Razı Olsun kardeşim.
Paylaşım İçin Teşekkürler
Ellerinize ve  Emeklerinize Sağlık
  •  

erten86

Allah (C.c.) Tüm Müslümanlardan Razı Olsun İnşaallah...
  •  

hasanyöndem


Emeği Geçenlerden Allah Razı Olsun



Sessizlik; söyleyecek sözü olmayanın değil, boş lafta gözü olmayanın işidir
http://merhametfm.blogspot.com.tr/
  •  

43Kütahya

Allah razı olsun teşekkür ederim
  •  

menomenli

  •  

hakansen967

AŞKTAN ÖZGE VAR MIDIR
Aşk ırmağına daldım mihneti suya saldım tecellinle yıkandım
Aşktan özge var mıdır Rabbim bana yar mıdır
Yanıp yakılmalarım her an sızlanmalarım derinden ah vahlarım
Aşktan özge var mıdır Rabbim bana yar mıdır
Len terani sırrına ism-i Subhan dürüne vahdet-i Hak nuruna
Aşktan özge var mıdır Rabbim bana yar mıdır
Uyandım önce kördüm ikide biri gördüm Hak dergahına durdum
Aşktan özge var mıdır Rabbim bana yar mıdır
İçime hasret düştü gönül yandı tutuştu narım nurla buluştu
Aşktan özge var mıdır Rabbim bana yar mıdır
Benliğimden vazgeçtim mest oldum bade içtim vahdet gülzarın seçtim
Aşktan özge var mıdır Rabbim bana yar mıdır
Harf nedir kafiye ne ses söz hepsi bahane vur birini birine
Aşktan özge var mıdır Rabbim bana yar mıdır
Dikenden duvardır söz aşkta her şey net ve öz bir ateş al bir de köz
Aşktan özge var mıdır Rabbim bana yar mıdır
Kimi âşık görürsen o maşuktur bilirsen sevgilisin seversen
Aşktan özge var mıdır Rabbim bana yar mıdır

BANA ALLAHIM YETER
Kafi oldu kula Allah bunda yüz bin sır yatar gayrısın neyleyeyim ben bana Allahım yeter
Bahar olmadan gönülde nergiz ile gül biter gayrısın neyleyeyim ben bana Allahım yeter
Hangi divane gider de dermanı halkta arar teşne olan çöle değil elbet ummana dalar
Sevgiliden gelir elbet başa gelen her yarar gayrısın neyleyeyim ben bana Allahım yeter
Her kişinin harcı değil el açıp Allah demek manevi kilit vurulur kimde yoksa bir emek
Kim gönülden yalvardı da demedi Allah Lebbeyk gayrısın neyleyeyim ben bana Allahım yeter
Şifa sensin deva sensin neyleyim Lokman'ları ne gün bildim ne de gece sensiz geçen anları
Nerde devrin sultanları Karun'ları Haman'ları gayrısın neyleyeyim ben bana Allahım yeter
Fani olmaz "la" dan geçip "illa" da duran kişi zat-ı Hak'ta yok olanın baki olmaktır kişi
"Ben" ve "biz" den azad olan hem bulur varlık aşı gayrısın neyleyeyim ben bana Allahım yeter

BİLMEYEN NE BİLSİN SENİ GAMLANMA DELİ GÖNÜL
Bilmeyen ne bilsin seni gamlanma deli gönül gönülden anlamayana bağlanma deli gönül
İçi tatlı özlü yemiş, kırıldıkça ballanır sendeki seni koyup, avlanma deli gönül.
Bu görünen ben değilim, ben ben dediğim nedir dilimle söz söyleyen, sözü söyleten midir?
Baştan ayağa gömleksem, içimdeki ben midir sureti ben sanıp da, avlanma deli gönül.
Sinenin içindekini, aldanıp gönül sanma varacağın o menzili, tesbih, seccade sanma.
Attığın üç beş adımla, yollar tükendi sanma yolların başındayken, sallanma deli gönül..
Padişaha vasıl olan, elbet olur padişah sırların sırrı onda; La ilahe illallah..
Görmeyerek yol yürüyen, bela bulur ahü vah sarayda vahdet vardır, canlanma deli gönül...

BİR GÜZELE ERİŞ DE MADENİN YAKUT OLSUN
Nar alacaksan eğer danesi belli olsun nar gülünce bostanın bağbanın mes'ud olsun
Kaskatı taş olsan da gamlanma deli gönül bir güzele eriş de madenin yakut olsun
İnsan olsaydı eğer şekil ve suret ile bir olmaz mıydı Cehil ol dost Muhammed ile
Manasız canı kurtar gıdalan rahmet ile bir güzele eriş de madenin yakut olsun
Kabuktan geç öze dön aşkı tende arama güneşler parlar iken karanlığa uğrama
Ariflerden ilaç al sür şu müzmin yarama bir güzele eriş de madenin yakut olsun
Rahmet dilerse Hüda kula yalvarmak düşer kalpten gelirse nida göz ağlar gönül güler
Gözyaşı rahmettir bil gönülden tasayı sil söylese aşk ile dil göz ağlar gönül güler
Akarsu neredeyse yeşillik orda biter Mevla himmet ederse göz ağlar gönül güler
Surete tapma gafil manaya bak manaya putperest olma cahil manaya bak manaya
Şekil,renk,ırk arama manaya bak manaya ikilikten çık ama manaya bak manaya
İster Hindu ister Türk ister Arap ister Kürt insan olmayandan ürk manaya bak manaya
Padişaha ulaşan elbet padişah olur kişi bakır ise de kimya ile altın olur
Gözü değse Ahmed'in dostu Ebubekir'e bir nazarla ol dostun lakabı Sıddık olur

DEĞMESİN BADI SABA
Değmesin bad-ı saba selvinaz sevgilime kem gözler ırak olsun gözümün bebeğine
Arz ve semanın canı ruhun huzurla dolsun rahmetten gayrı bir şey dokunmasın tenine
Zülfü dağınık güzel gönlüme ah düşürdün yakut dudaklarından ruhuma bal üfürdün
Sensiz kör kuyulara attığım şu canımı mahrum edip mahından zulmetlere götürdün
Yusuf'umsun sevgili ben senin Yakup'unum sen derdime devasın ben dertkeş Eyyub'unum
Tüm âlem sana âşık olsa müştak olsa da huzurunda hiç olan gariban mahbubunum
Bağımda gül kırmızı bahçemde selvi narin gül yanağından çalmış selvi boyundan yarin
Tarumar oldu aklım bezm-i elest babında bir ben değil sevgili her biri mest gülzarin
Bağımda gül kırmızı bahçemde şeker kamış gül yarin dudağından şeker sözünden çalmış
Gözleri kamaştıran ay sonsuzluk nurunu mehtaba bakan yarin güzelliğinden almış

DOSTSUZLUKTAN DAHA GÜZEL DOST MU VAR ŞU ALEMDE
Dostsuzluktan daha güzel dost mu var şu alemde işsizlikten daha ala iş bulunmaz bu fanide
Her kimin zerre kadar yoksa dünya ile derdi azlık çokluk bize göre o hepsinden azade
Masivadan kurtulanın var mıdır ki varlığı yok olan için yokluk olmaz dünya darlığı
Kadim olan aşktan özge nesne bulunmaz bizde her şey gelip geçici her şey fani beyhude
Yokluk Kabesine mensup âşıka sor söylesin aşktan gayrı malı mülkü ne yapsın ne söylesin
Cihetsizlik âlemidir bu fani dar lamekan gözün gönlün Hakka çevir ey kurtuluş arayan
Ülfet istersen Hakla mana âlemine dal hayal görünen gerçek, gerçek görünen hayal
Ömür harcana yere gönül bağlanır mı hiç kazanmak gülmek varken dare ağlanır mı hiç
Kan ırmağını bile Nil'e çeviren Mevla suyu toprağa katıp ona ruh veren Mevla
Nefse esir kalbimizi hürriyete kavuştur al bütün varlığımızı vahdet ile buluştur
Rahmet dilerse Hüda kula yalvarmak düşer kalpten gelirse nida göz ağlar gönül güler
Gözyaşı rahmettir bil gönülden tasayı sil söylese aşk ile dil göz ağlar gönül güler
Akarsu neredeyse yeşillik orda biter Mevla himmet ederse göz ağlar gönül güler
Gamlı dünya gamım yoktur senden yana her ne gelir ise başa gamım yoktur senden yana
Dertler baki değil ise günler sahi değil ise gönül şaki değil ise gamım yoktur senden yana
Her anı ganimet ömrün mazereti yok bu özrün her gün olsam bile üzgün gamım yoktur senden yana
Aşk bineğim hızlı sürdüm Hakkın ayetlerin gördüm kendimde kendimi buldum gamım yoktur senden yana
"Ben"den geçtim "sen"den geçtim kendimi sevgili seçtim yar elinden bade içtim gamım yoktur senden yana
Evim harap olmuş ne gam hazine buldum tastamam gerçek benim sense rüyam gamım yoktur senden yana

EBRİ NİSAN
Ebr-i Nisan olsa defte dürr-i şahane olur nar içine düşse katre zehr-i bahane olur
Her kamış içse sulaktan kimi bomboştur ama kimi şekerle dolup da nay-i merdane olur
Zerr-i kalple zerr-i halis farkını sarraf bilir onların ayarı ancak ölçüde belli olur
Her kimin ruhuna mihenk korsa Cenab-ı Hüda şüpheyle yakın ancak sevgide belli olur
Aşkı şerhetmek için söz var mıdır ey arifan gerçek olan sevgi ancak sinede belli olur
Çamura batmış eşek gibi kalır fehimde zan güneşin vücudu ancak güneşe delil olur
Kimin aşk eteği yoksa mahrum olur şuleden güle aşk eteği açan bülbül anda belli olur
Kamil insan nura makes oldu geldi haleden sıbğatullah rengi ancak aynada belli olur
Arızın nurdan çalınmış mah cemalin haleden ey ölümsüzlük baharı âşıkım dilhaneden
Çekse ruhun ruhumu şad eylese şahaneden yare bin canım fedadır sormayın cana neden
Kanıma göz dikse dilber hiç düşünmem veririm yollarına turab olur gözlerinde eririm
Zevk ile cuş eyleyip de devran eder gelirim yare bin canım fedadır sormayın cana neden
Her hayırda bin sevap var beklemem yardan ecir bir nigaha kurban olmuş kimse olur mu tacir
Canımın can borcu vardır sevgiliye verilir yare bin canım fedadır sormayın cana neden
Öyle bir şule ki sevda gayrısın yakar gider la kılıncı sevgiliden başkasın keser geçer
Canlar canının elinden bir kadeh bade içer yare bin canım fedadır sormayın cana neden

ELİMİZ BOŞ GÖNLÜMÜZ HOŞ
Elimiz boş gönlümüz hoş bizde keder ne gezer kayserin binlerce mülkü aşk önünde ne eder
Gönül hürriyyetimiz var taca tahta ne lüzum bir anlık safamız bizim milyon saltanat eder
Ayak baştan yüksektedir aşk yoluna girince yokluk vardan kıymetlidir sevgiliyi görünce
Güzelden güzel sevgili ateşinle yak bizi altı yön aşk sarhoşu senin vaslına erince
Gölgesi tuba ağacı kapısı Kevser suyu cevru cefa çektirmektir o ay yüzlünün huyu
Aşk yolunda şikayet yok derdimiz devamızdır halkın safası cefamız cefasıysa safadır
Manaya kurban idik seni bulmadan önce manayı kurban ettik güzelliğin görünce
Kadehler sahteymiş ışıklarsa hep hayal hayaller bir bir söndü senin nurun görünce
Kadehinle sunulan mey bile başka olur sarhoşluk meye değil şüphesiz aşka olur
Sevgili huzurunda yapılan aşk seması Peygamber arkasında kılınan namaz olur
Hicranından nilüfer maviye bürünmüştür senin tadınla güller leb şeker görünmüştür
Aşk Kabesinde duran Hak âşıkları için tecelli mikatında an mekan dürülmüştür.

GÖZÜM DEDİM SEVGİLİME DEDİ BULUTTAN BAHSETME
Gözüm dedim sevgili dedi buluttan bahsetme gözyaşı aldım dilime dedi şaraptan söz etme
Gönlümü sundum önüne dedi kebabı neyleyim bedenim vücudum dedim dedi ben de viraneyim
Su oldu eridi yağım mumuna nesim olayım dedim söyle ne yapayım öl dedi yok ol dedi
Çehresi ay gibi parlak kaşları ok gibi kıvrak gönül şişe kan nedir dedim bunlar kader midir
Şarap kadehin kaldırdı yüzüm o yana döndürdü işte budur tut al dedi kanlı gönlümü gösterdi
Siyah saçta perçeme bak şeker lebde gülşene bak dedim zekatın ver canın dedi şunda cür'ete bak
Gönlümdeki derdi sordu her olanı hayra yordu gamdan şaki olma dedi ben dinledim o söyledi

HAK İLE BİRLİK OLMAK NE BÜYÜK BİR İHSANDIR
Hak ile birlik olmak ne büyük bir ihsandır bunu bilmek köşk saray bilmemekse zindandır
Uykumuz aşkıyla kendimizden geçiştir uyanıklığımızdır Hakkı tam idrak ediştir
Bereket sunan bulut oluruz ağlar isek şimşek gibi parlayıp çakarız güler isek
Öfkemiz hiddetimiz sevgilinin celali her daim mütecelli sulhumuzda cemali
Bu keşmekeş dünyada elif harfi gibiyiz ne bir hareke alır ne harfle birleşiriz
Onun isimleridir bizde görünen her şey tecelliye makesiz bizde her şey hiç bir şey
Nefsimizden kurtulup bizdeki bizi bulduk ebediye bağlandık biz de ölümsüz olduk
Ölü ile oturan manen ölmüş gibidir Kur'an'la hemhal olan Peygamber velisidir
Saf vahdet denizinin balıklarıdır onlar Peygamber halin bilir çok Kur'an okuyanlar
Peygamber velisine ten kafes can kuş gelir kuş her daim kaçışta kafes zindan gibidir
Kurtuluş yolunu hep güzel sevmekle bildik bir güzele bağlandık hem öldük hem dirildik

HAKİMİSİN HALLERİN SEN
Gerçek olan sevgili tek sensin ay yüzlü güzel
Hakimisin hallerin sen şâhid oldu ta ezel
Nuruna gizlenmiş ay güneş bile öyle güzel
Hakimisin hallerin sen şâhid oldu ta ezel
Gölge varlık ruhlarımız tek sözünle can olur
Hal gelince Arşa çıkar ismi orda şan olur
Hakta fani kamil için halde aşiyan olur
Hakimisin hallerin sen şâhid oldu ta ezel
Vaktin oğludur o sufi anı avucunda tutar
Kâmil insan andan azad her an ummana batar
Leşter olan mevte bile nergis ile gül katar
Hakimisin hallerin sen şâhid oldu ta ezel
Himmetiyle ölçülür insan olanın kıymeti
Zahi gördüğün garibin himmet olur ziyneti
Ey susamış gafil insan arasana Cenneti
Hakimisin hallerin sen şâhid oldu ta ezel
Leblerinde teşne varsa bil ki sudan müjde var
Ümitsizliğe kapılma dua aşka yol açar
Hak için ağlarsa gönül yâr olur hem bahtiyar
Hakimisin hallerin sen şâhid oldu ta ezel

NATI MEVLANA
Yâ Hazret-i Mevlana Hak dost,
Ya Habiballah resul-i halık-ı yekta tüyi,
Ber güzin-i Zülcelali pak-ü bihemta tüyi
Dost Sultanım,
Nazenin-i Hazret-i Hak sadr-ü bedr-i kainat,
Nur-i çeşm-i Enbiya çeşm-i çerağ-i ma tuyi
Ya Mevlana hak dost
Şemsi Tebrizi ki dared na'ti Peygamber ziber,
Mustafa vü Mücteba an seyyid-i ala tüyi
Ya tabibel gulub ya Veliyallah Allah dost.
Ey Allah'ın sevgilisi! Eşsiz Yaratıcı'nın Elçisi sensin,
Allah'ın kulları arasından seçtiği pak ve benzeri olmayan sensin;
Ulu Allah'ın nazlısı, kainatın yüksek derecelisi ve tekemmül etmişi
Peygamberlerin gözünün nuru bizim gözlerimizin ışığı sensin;
Miraç gecesi Cebrail rikabında olduğu halde dokuz kat yeşil kubbenin üstüne ayak basan sensin
Ey Allahın elçisi,bilirsin ki ümmetlerin acizdirler başsız ayaksız acizlerin yol göstericisi sensin
Peygamberlik bostanının selvisi marifet dünyasının ilkbaharı şeriat bağının gül fidanı yüce sümbül sensin
Şemsi Tebrizi Peygamberin methini ezberlemiştir,Mustafa vü Mücteba, o yüksek Ulu sensin.

NERDE BİR GARİP GÖRSEN
Nerde bir garip görsen sanma ki sahipsizdir nasrullah âyetinden hangi kul nasipsizdir
Ebabil dudağından vecde erer kâinat mazluma müjde sunar zalime ise intikam
*****
Gökyüzünü inletir garibin bir emanı göklerden melek iner durdururlar zamanı
Zulmü zalimlerin karanlık bir kuyudur ipekböceği ise kozanın mahkûmudur
*****
Mavi renkli şişeden bakar isen âleme neden mavisin diye kızmayasın zalime
Seyreyler kâinatı herkes kendi camından ne görür bulur isen bilsin kendi canından
*****
Görüntüye kızar mı aynaya bakan kişi bir ayıp görür isen kendinde ara suçu
Arslanın saldırdığı kuyudaki gölgesi gölgesine kızanın kendine döner sesi
*****
Mü'min mü'mine ayna aynaya küsmek olmaz kinle garazla hırsla gönül kadehi dolmaz
Nuru nara vuranlar narda nuru bulurlar ayıp noksan yerine hüner kemal ararlar
Her kim Hak nuruyla bakar ise dünyaya daim gerçeği görür dalmaz asla hülyaya

NEY Kİ İNLER
Ney ki inler taa derinden, derdini şekvâ eder
Öyle efrûzdur ki, eşki hicrini ifşâ eder
Ayrı düştüm Sevgilimden, kim bilir ki halimi
Derdime ağlayanlardan, kime sorsam yârimi
Dilhûn ile söyleşirim, gayrısın bilmez dilim
Dertsize dert anlatılmaz, sevgidir benim yolum
Ayrı düşen vatanından, hiç olur mu bahtiyâr
Yâr ile kavuşmanın, hep başı sonu intizâr
Her mekânı dost edindim, inledim durdum hemân
Huylusuyla huysuzuyla, ülfet ettim her zaman
Her kişi zannına göre, Yâr göründü de bana
Sırrıma bigâne düştü, Yâre gönlümden yana
Ne âhım sırrımdan uzak, ne de sırrım âhımdan
Göz kulak lazım bana, inleyecek feryâdımdan
Can bedenden gizli midir, çek nikâbını dilin
Göz gerek görmeyene, âmâya verilmez izin
Ateş-i aşk şûlesidir, dertli neyin nevâsı
Kimde yoksa yok olsun, bendeki aşkın hevâsı
Yırttı nikâbı hicrin, didârı vuslat göründü
Ayine-i Sevgili de aşktı; elbet göründü
Mest oluşu ol kişinin, aşkının feyzindendir
Neydeki bu hoş nevâ, bil ki aşk ateşindendir
Hem zehir hem panzehir, hem Yâr idi hem bahtiyâr
Böyle âşıkı kim gördü, inler iken âh-u zâr
Leylâ Mecnûn bestesini, dinle neyden zâhidim
Pürhûn olan sahrâya sor, bil ki benim şâhidim
İle yoktur müşteri, kulaktan gayrı şüphesiz
Bize yol gösterenler, hem garip hem kimsesiz
Bırak gamlı günlerimiz, uzadıkça uzasın
Ayrılıkla yanan gönle, var mı aşkın kazâsın
Korkumuz yoktur bizim, günler geçip gitse ne gam
Dostla yârenlik dururken, gayrı gamlanmak haram
Suya kanar mı balık, üftâde olanda aşka
Âb-ı vasl'a doyulmaz, muhabbet deryası başka
Anlamaz kâmil halinden, adı üzerinde ham
Sözü kesmek gerektir aşkta, son nokta vesselâm.

O NUR Kİ HAKKIN NURUDUR
O nur ki Hakkın nurudur tarafsız bakmak gerek gerçeği görmeyene yön mumu yakmak gerek
Altı yön yedi cihet gönülden görenlere gönülden görmek için sağ sol bırakmak gerek
Ateşi yoksa gönlümün bu tüten duman nedir yanmıyorsa öd ağacı bu koku nerden gelir
Sağa dönünce sevgili solumdan yüz çevirsem nisbet eder de bana mahını sola çevirir
Yüz türlü namazımız rükumuz secdemiz var sevgili mihrabımız kıblemiz ay yüzlü yar
Vecde erişmek için ney mey ne gerek bize ta ezelden mestiz biz ta ezelden bahtiyar
Kimin yanındaysa gönül o bizim dilberimiz hangi yönden parlarsa nur o bizim cevherimiz
Bezm-i elest kapısında bela dedik bir kere sevgiliyle ahitleşen her gönül rehberimiz
Surete tapma gafil manaya bak manaya putperest olma cahil manaya bak manaya
Şekil renk ırk arama manaya bak manaya ikilikten çık ama manaya bak manaya
İster Hindu ister Türk ister Arap ister Kürt insan olmayandan ürk manaya bak manaya

YEDİ ÖĞÜT
Mah-ı canım nur-u didarımda sevdan göründü kalbimin en derununda ah-ı hicran göründü
Şefkat ve merhamette Şems olunca bu gönül zerrenin ötesinde başka bir umman göründü
Can verince sevgiliye yüz bin can ihsan olur atada gamlanmak niye lutfeden sultan olur
Akarsu olunca gönül ihsan ve keramette su önündeki engeller bak nice mihman olur
Nur ile bakınca gönül narları nurdan bilir kimsede noksan aramaz her şeyi yardan bilir
Günah ve kusurları örtüp gece olan kişi güldeki letafeti yanındaki hardan bilir
Hakikat karşısında lal mecal olmak gerek sıbğatullaha boyanıp tek rengi bulmak gerek
Enel Hak denizinde pençeleşirken bu nefis hiddet ve öfke gelince yekvücut ölmek gerek
Sirke ekşi olmasa balın tadını kim bilir yokluk eksiklik olmasa künher adını kim bilir
Mayesi turab olanın turab olması gerek ademiyet olmasa badem adını kim bilir
Hoşça eyler zatını muhabbetle nazar eden ayinesin pürnur eder gülşenini hezar eden
Deniz olup atmak gerek dalgasını kemliklerin adavetten ırak olur ol nefsini gubar eden
Su testisi su sızdırır içindeki ayan olur ayine-i Haksa gönül can değil canan olur
Olduğu gibi görünüp göründüğü gibi olan dert keder nedir bilmez dü âlemde handan olur
Her dem Hakkı isteyen Hak ile baki olur aşk denizine giren sonsuzluğa ram olur
Bedeninin küpünde şarap gibi coşanlar dostu dışarda değil gönül içre ararlar
Vesveseye ateş vur bulunduğun yerde dur masivayla uğraşma görmek istiyorsan nur
Dünya ah vah inleyiş yokluk cana şifadır hayat kuru nümayiş muhabbetse safadır
Lutuf ihsan maderi merhametin lideri senden gayrı kimim var bağışla kalenderi
Bilirim himmet senden hidayetin ezelden suçum cürmüm yüzünden bağışla kalenderi