Sohbet

2025 Apr 03 17:57:01
yusuf35: Mehmet Refik Kaya - Subh-u Seher 2011 - 320 Kbps + Wav Kalite Güncellendi...   TIKLA

2025 Apr 02 02:39:35
yusuf35: Ahmet Özhan - Türk Tasavvuf Müziği 2003 - 320 Kbps + Wav Kalite Eklendi...   TIKLA

2025 Mar 31 11:54:08
yusuf35: Ahmet Hatipoğlu - Kendi Sesinden Kendi Eserleri-1 2002 - 320 Kbps + Wav Kalite Güncellendi...   TIKLA

2025 Mar 31 11:33:17
yusuf35: Ramazan Bayramımız Mübarek Olsun

2025 Mar 30 18:09:18
ilahilersezertv: sevgili ilahiezgi  üyelerimiz  Ramazan bayramınız mübarek olsun  sevgilerle saygılarımla  ilahilersezertv...  ;)

Welcome to Ilahi-Ezgi - Manevi Dünyanız. Please login or sign up.

03 Nisan 2025, 20:19:07

Login with username, password and session length

Üye
İstatistikler
  • Toplam İleti: 118,847
  • Toplam Konu: 13,914
  • Online today: 121
  • Online ever: 2,613
  • (21 Ocak 2020, 20:27:20)
Çevrimiçi Üyeler
Users: 3
Guests: 69
Total: 72

En Son Konular

CİMRİ

Başlatan mehmet ali, 27 Haziran 2020, 21:50:08

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

mehmet ali

Pazarda gördüğü elbiseyi almak için para istediğinde eşinin adeta elinin titrediğini hissetmesi canını fazlasıyla acıtmıştı Nezaket hanımın...-"Bu kadarı da ayıp bey. Bir fistanlık değerimdemi yok gözünde? ..Bana karşı cimriliğin üç kuruşluk parayı verirken elinin titremesine kadar vardıysa, ben istemiyorum böyle bir evliliği-" demişti. Birazda pişman hissetsede kendini laf ağızdan çıkmıştı bir kere...Latif bey tam birşeyler diyecek olmuş," cimri"kelimesini duyduğunda ise herşeyi içine atmıştı. O akşam ise odasına gitmedi. Eşi uyurken balkonda sessizce gözyaşı dökmüş, sabaha kadarda o tek kelime yüzünden uyku girmemişti gözüne...

Nezaket hanım o sözleri dediğinden pişmandı elbette ama, son aylarda yüklü telefon faturalarını da yüzüne çarpmadığı için bir o kadar içi içini yiyordu...Saatlerce telefonda fısır fısır bir şeyler konuşmasıda faturanın meblağının tek sebebiydi elbette... Küsmüşlerdi ve bu küsüş aynı evde yaşayıp birbirlerine tek cümle kurmayacak kadar da büyük olmuştu...

Hatta Latif bey, kendi yemeğini kendisi yapmaya bile başlamıştı. Yüreği acıyordu. Bunca yıllık eşi düşünmeden nasıl diyebilirdi o can acıtan kelimeyi?...Hemde onun için canını verebilecekken...Küslüklerinin onbeşinci günü, bahçeye çamaşır asmış içeriye girdiğinde ise, eşi Latif beyi haraketsiz yerde yatarken bulmuştu...Ne yapsada uyandıramamıştı... Komşuları taksici Osman'ı çağırdı hemen, birlikte arabaya kadar taşıdılar. Sonrasında ise hastahaneye götürmüşlerdi...Doktor üzülerek, Latif beyin vücudunda bulunan kemik erimesi ve yüksek oranda kas rahatsızlıklarının son noktaya varmış olduğunu ve bundan sonra ise yürüyemeceğini ve konuşamayacağını söylemişti...

Tekerlekli sandalyeyle eve varıp, eşini yatağına yatırdığında daha bir pişman olmuştu Nezaket hanım...-"Keşke o kadar ağır konuşmasaydım -" diye geçirirken içinden, kapı çalmıştı ve açtığında postacının bir zarf getirdiğini görmüştü.Zarfı açtığında ise bir hayli şaşırmıştı. Emekliliğini bildiren bir tebligattı zarftan çıkan kağıt...Dakikalar sonra kapı tekrar çalmıştı. Bu defa emlakçı Rüstem'di gelen. Önce geçmiş olsun demiş, sonrasında ise eline bir kağıt tutuşturup gitmişti. Dikkatlice baktığında ise bir sene önce iki üst mahallede gördüğü ve eşine imrenerek kendilerinin olmasını istediğini söylediği müstakil evin tapusu olduğunu anlamıştı...Sabahına ise bankadan bir telefon almıştı. Bankaya gelmesini rica ediyordu Müdür bey. Saatler sonra bankaya gittiğinde ise, eşinin kendisine bir hesap açtığını ve elinde avucunda ne varsa o hesaba yatırdığını anlamıştı...

Eve varana kadar içi içini yemişti...Artık kendisini sadece duyabilecek olan Latif beyden özür dilemeyi aklından geçiriyordu. Eve girdiğinde ise çalan telefona zor yetişebilmişti. Arayan Latif beyin sürekli gittiği doktoru olarak tanıttı kendini... Ve artık kendisi için yapılabilecek hiçbir müdahale kalmadığını ve seansların kesilmesi gerektiğini anlatmıştı Nezaket hanıma...Hastalığının biraz daha geç ilerlemesi hakkında ne yapması gerektiğini öğrenebilmek için saatlerce telefonda bilgi almasının da gereksiz olduğunu anlatmıştı. Nezaket hanım Duyduklarıyla derin bir pişmanlık yaşıyordu. Şimdi neden Latif  beyin elinin titrediğini çok iyi anlamıştı. Ömür boyu yatağa mahkum olacak eşinin, bundan sonraki hayatında çalışamayacak olduğu için, kendisine sunabileceği tüm imkanları sağladığı gerçeği yüreğini yakmıştı...Cimri dediği biricik eşinin, sahip olduğu herşeyi uğrunda verebilecek karakterde biri olduğunu ancak anlayabildiği için utanıyordu kendinden....

medet42


TinyPortal 2.2.2 © 2005-2022