Sohbet

2025 Apr 04 10:54:45
yusuf32867: selam aleykum Abdurrahman önül sevda rüzgarı 2 varmı acaba

2025 Apr 03 21:01:36
yusuf35: Çeşitli Sanatçılar - Mevlana Celaleddin Rumi Ney'in Feryadı 2000 - 320 Kbps + Wav Kalite Güncellendi...   TIKLA

2025 Apr 03 17:57:01
yusuf35: Mehmet Refik Kaya - Subh-u Seher 2011 - 320 Kbps + Wav Kalite Güncellendi...   TIKLA

2025 Apr 02 02:39:35
yusuf35: Ahmet Özhan - Türk Tasavvuf Müziği 2003 - 320 Kbps + Wav Kalite Eklendi...   TIKLA

2025 Mar 31 11:54:08
yusuf35: Ahmet Hatipoğlu - Kendi Sesinden Kendi Eserleri-1 2002 - 320 Kbps + Wav Kalite Güncellendi...   TIKLA

Welcome to Ilahi-Ezgi - Manevi Dünyanız. Please login or sign up.

04 Nisan 2025, 13:38:49

Login with username, password and session length

Üye
İstatistikler
  • Toplam İleti: 118,851
  • Toplam Konu: 13,915
  • Online today: 332
  • Online ever: 2,613
  • (21 Ocak 2020, 20:27:20)
Çevrimiçi Üyeler
Users: 0
Guests: 62
Total: 62
Google (2)

En Son Konular

YAPILAN İYİLİĞİ BAŞA KAKMA

Başlatan mehmet ali, 18 Mayıs 2017, 00:11:20

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

mehmet ali

Bazen biz insanlar zor durumda kalmış dostumuza ya da akrabamıza bir iyilik eder, onu derdinden sıkıntısından kurtarır mutlu oluruz. Nedendir bilinmez şeytan mı dürter bir zaman sonra bu iyiliği o dostumuzun başına kakmaya, gerekli gereksiz hatırlatmaya başlarız. Ötede beride olur olmaz kişilere anlatır kendimizi överiz '' filanca kişiye filan yardımı ettim ben etmesem mahvolurdu'' diye. Ama aslında iyiliklerin en güzeli gizlenendir. Hani çok bildik bir söz vardır ya '' sağ elin verdiğini sol el bilmemeli'' diye....

İşte yağmurlu bir günde de bir adam şemsiyesi ile yürürken şemsiyesi olmayan ıslanan bir dostuna denk gelmiş. Hemen yanına gitmiş ve şemsiyesini bu dostuyla paylaşmış ıslanmasını engellemiş sonra da ayrılmışlar. Aradan bir zaman geçmiş iki dost yine denk gelmiş iyilik yapan adam hemen hatırlatmış ve demişki '' hatırlıyormusun yahu bir yagmura denk gelmiştik ne çok ıslanacaktım ben olmasam'' arkadaşıda başını sallayarak onay vermiş haklısın demiş. İyilik yapan kişi bunu sık sık tekrarlamaya devam etmiş. Birgün iki dost yine sahilde karşılaşmış iyilik yapan tam yine iyiliği başa kakacakken diğer kişi kendini denize atıvermiş ve demişki '' yeter arkadaş ıslandım işte başa kakıp durma!''

İşte böyle sevgili dostlar iyilik gönülden gelen bir şeydir ve gönül işleri zaten dillendirilmez, başa kakılmaz. Yine bir adam bir yolculuğa çıkmaya, kendine yeni bir yaşam kurmaya niyet ederek yola çıkıyor. Yolda bir tarla görüyor tarlaya buğday ekiliyor ve ekilir ekilmez buğday başak veriyor. Adamlar hemen buğdayları alıp yakıyor. Adam bu duruma anlam veremiyor ve yoluna devam ediyor. Sonunda gitmek istediği şehre varıyor.Şehrin girişinde oldukça yaşlı, bilge bir adamla selamlaşıyor. Yaşlı adam nerden geldiğini nereye gittiğini sorunca adamda yolda gördüğü şeyde dahil herşeyi anlatıyor ama o gördüğü şeye mana veremediğini söyleyince yaşlı adam şöyle diyor ''O gördüğün şey iyilik yapmayı ve iyiliğin karşılıgının, mükafatının ne kadar büyük olduğunu ve hızlı sana döndüğünü lakin bunu heryerde anlatıp, başa kakarsanda yanıp kül olur gibi değerinin sıfırlanacagına işaret ediyor '' diyor.

(Cennetin kokusu beş yüz yıllık yerden duyulur. Yaptığını başa kakan, anaya babaya asi olan ve içkiye devam eden cennetin kokusunu duyamaz.) [Taberani]

(Hilekâr, cimri ve yaptığı iyilikleri başa kakan kimse cennete giremez.) [Tirmizi]

hak aşığı

Teşekkür ederim ALLAH razı olsun

mehmet ali


kervan

emeginize  saglık  rabbim  razı  olsun  güzel  paylasımınız  icin

TinyPortal 2.2.2 © 2005-2022