Sohbet

2025 Apr 04 10:54:45
yusuf32867: selam aleykum Abdurrahman önül sevda rüzgarı 2 varmı acaba

2025 Apr 03 21:01:36
yusuf35: Çeşitli Sanatçılar - Mevlana Celaleddin Rumi Ney'in Feryadı 2000 - 320 Kbps + Wav Kalite Güncellendi...   TIKLA

2025 Apr 03 17:57:01
yusuf35: Mehmet Refik Kaya - Subh-u Seher 2011 - 320 Kbps + Wav Kalite Güncellendi...   TIKLA

2025 Apr 02 02:39:35
yusuf35: Ahmet Özhan - Türk Tasavvuf Müziği 2003 - 320 Kbps + Wav Kalite Eklendi...   TIKLA

2025 Mar 31 11:54:08
yusuf35: Ahmet Hatipoğlu - Kendi Sesinden Kendi Eserleri-1 2002 - 320 Kbps + Wav Kalite Güncellendi...   TIKLA

Welcome to Ilahi-Ezgi - Manevi Dünyanız. Please login or sign up.

04 Nisan 2025, 13:38:49

Login with username, password and session length

Üye
İstatistikler
  • Toplam İleti: 118,851
  • Toplam Konu: 13,915
  • Online today: 332
  • Online ever: 2,613
  • (21 Ocak 2020, 20:27:20)
Çevrimiçi Üyeler
Users: 0
Guests: 62
Total: 62
Google (2)

En Son Konular

Suriyeli kadının verdiği Ders

Başlatan mehmet ali, 22 Nisan 2017, 18:25:30

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

mehmet ali

Pazar günü öğlene doğru balkonumuzda kurduğumuz kahvaltı sofrasına hep birlikte oturduk.

Dopdolu soframızın huzurunda çocuklarla bir arada olduğumuzu görmenin sevinci beni durdurdu. Bu an, şükrü eda edilemeyecek güzellikte bir andı ve bu durumu çocuklarıma anlatma sorumluluğundaydım. Ben patates büyüklüğünde bir avuç kuru mısır ekmeğini kahvaltı niyetine koparıp evden çıktığım çocukluk yıllarımdan bu günlere geldim. Bu sofrada ikişer çeşit reçel, zeytin, peynir görüyorum. Böyle bir sofrada rahat oturmak bana yakışmıyor.

Bu sofranın vefasız kalmasının ürpertisiyle çocuklarımın dikkatini Mevla'nın bize lütfettiği nimetlerin paha biçilmez değerine dikkat çekmek istedim. "–Sizin gibi nice çocukların kahvaltı fırsatları yok. Nicesi aç. Nicesi böyle lezzetlerden habersiz büyüyor. Biz bu nimetleri ne ile hak ettik? Nankörlüğün sonu mahrum düşmektir." diye anlatırken, hanım söze girdi. İki gün önce buluştukları sofrada sohbet ettiği Suriyeli bir kadının sözlerini nakletti.

Türkiye'ye sığınan Suriyeli kadın şöyle söylemiş: "-Bizim her şeyimiz vardı. Evimiz vardı, arabamız, topraklarımız vardı. Durumumuz sizinki kadar iyiydi. Şimdi ise sokaklara düştük, hepsini aldılar elimizden, bize bir tek Allah'ımız kaldı."

"Bize bir tek Allah'ımız kaldı." Cümlesi yüreğimde deprem gibi koptu. Ne ağır ve ne acı bir imtihan! Gözlerimden yaşlar süzülmeye başladı. Takılıp kaldım öylece...

Devam etmiş Suriyeli kadın: "Şimdi sizinle yemek yedikten sonra lavaboya giderken, bulaşıkları gördüm. Yemeklerinizin yarısını çöpe atmışsınız. Bizim memlekette kalan kardeşlerimiz açlıktan ağaç yaprakları yediler. Onlar da tükenince ağaçların kabuklarını soyup, kaynatıp suyunu içiyorlar. Ağaçlarda da kabuk kalmadı. Siz Cenabı Allah'ın bu israfınızı size sormayacağını mı sanıyorsunuz?"

Bu sözler üzerinde düşünelim, kör, sağır dilsiz gibi davranmayalım. Soframızdan bir lokma ekmeği çöpe atmak suçtur ve hele bu zamanda vicdana ihanettir. Çoğunluk harcamasından birazcık kısarak en az bir aç kardeşinin doymasına vesile olabilir. Herkesin gücünce yapabileceği bir hizmet vardır.

kervan

emeginize  saglık  rabbim  razı  olsun  güzel  paylasımınız  icin

TinyPortal 2.2.2 © 2005-2022