Sohbet

2025 Apr 03 17:57:01
yusuf35: Mehmet Refik Kaya - Subh-u Seher 2011 - 320 Kbps + Wav Kalite Güncellendi...   TIKLA

2025 Apr 02 02:39:35
yusuf35: Ahmet Özhan - Türk Tasavvuf Müziği 2003 - 320 Kbps + Wav Kalite Eklendi...   TIKLA

2025 Mar 31 11:54:08
yusuf35: Ahmet Hatipoğlu - Kendi Sesinden Kendi Eserleri-1 2002 - 320 Kbps + Wav Kalite Güncellendi...   TIKLA

2025 Mar 31 11:33:17
yusuf35: Ramazan Bayramımız Mübarek Olsun

2025 Mar 30 18:09:18
ilahilersezertv: sevgili ilahiezgi  üyelerimiz  Ramazan bayramınız mübarek olsun  sevgilerle saygılarımla  ilahilersezertv...  ;)

Welcome to Ilahi-Ezgi - Manevi Dünyanız. Please login or sign up.

03 Nisan 2025, 20:50:18

Login with username, password and session length

Üye
İstatistikler
  • Toplam İleti: 118,847
  • Toplam Konu: 13,914
  • Online today: 121
  • Online ever: 2,613
  • (21 Ocak 2020, 20:27:20)
Çevrimiçi Üyeler
Users: 2
Guests: 81
Total: 83

En Son Konular

BAZI ŞEYLER GÖRÜNDÜĞÜ GİBİ OLMAYABİLİR...

Başlatan mehmet ali, 25 Şubat 2017, 23:26:28

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

mehmet ali

Bir öğretmen, derslerinden birinde şu hikayeyi anlatır:
"Seyir halinde bir gemi...
Yolcular, güverteye çıkmışlar eğleniyorlardı...
Ancak, işler her zaman yolunda gitmez!..
Gemi, aniden bir kazaya uğradı ve denizin derinliklerine doğru batmaya başladı...
Güvertedeki yolcuların arasında evli bir çift bulunuyordu, korku içinde can havliyle kurtarma botuna doğru koştular...
Ancak botta sadece bir kişilik yer kalmıştı...
Adam, o an karısını ardında bırakarak botun içine atladı... Kadın, güvertede yapayalnız kalmıştı...
Gemi, neredeyse batmak üzereydi...
Deniz, kadını kendine çekiyordu...
Kadın, bir yandan dalgalarla boğuşurken diğer yandan eşine sesini duyurmak istiyordu... Söylemek istedikleri vardı... Bağırmaya çabalıyordu..."
Öğretmen, bu noktada sustu, hikayeye devam etmedi. Sınıfa şu soruyu yöneltti:
"Sizce, kadın ne söylemiş olabilir?"
---------------------------
Herkes bir şey söyledi. Kadının söylemiş olabileceği cümleyle ilgili tahminler çoğunlukla şöyleydi:
"Senden nefret ediyorum. Ne kadar da körmüşüm seni hiç tanımamışım..."
Aldığı cevaplar öğretmeni memnun etmedi...
Öğretmenin dikkatini bu süreç zarfında sessiz, sakin ve yorumsuz kalan bir erkek öğrenci çekti... Ona doğru yöneldi, aklına gelen bir şey varsa söylemesini cevabını öğrenmek istediğini söyledi. Çocuk bir süre sessizlik içinde kaldı ve sonra dedi ki:
"Öğretmenim, benim düşünceme göre kadın, kocasına 'Çocuğumuza iyi bak, onu koru kolla...' diye bağırmıştır."
Öğretmen, hayret içerisinde kalmıştı, öğrencisine sordu:
"Sen, bu hikayeyi daha önceden duymuş muydun, biliyor muydun?"
Çocuk, kafasını salladı ve dedi:
"Hayır, duymadım. Annem, hasta olup bizi bu dünyada terk etmeden önce babama aynı bu sözcükleri söylemişti."
Öğretmen hüzün dolu bir sesle dedi ki:
"Evet, cevabın doğru..."
Sonra anlatmaya devam etti:
"Gemi, giderek suların altına batıyor, denizin derinliklerine doğru çekiliyordu...
Adama gelince...
Evine sağ salim ulaşır ve tek başına kızını büyütür, yetiştirip eğitir..
Seneler geçer...
Ve bir gün adam karısına kavuşur...
Bir gün, kızları babasının ardından kalan evrakları düzenlerken hatıra defterini bulur...
Ve anlar ki...
Bu yolculuğa çıkmadan önce annesi amansız bir hastalığa yakalanmıştır ve fazla zamanı kalmamıştır...
Ve aslında o hassas anda, babası kızlarını büyütebilmek için hayatta kalma umudu yakalamıştır...
Babasının yazdıklarını okumayı sürdürür:
'Aslında o kadar can atıyordum ki okyanusun derinliğinde seninle birlikte olmak için... Buna rağmen kızımızın uğruna, senin tek başına dalgalar arasında kaybolmana razı oldum'..."
Hikaye, böylece son bulur...
Sınıf, derin bir sessizlik içindedir...
Öğretmen, öğrencilerinin bu hikayenin içerdiği ahlaki dersi almış olduklarını anlar...
Ders, bu dünyadaki 'hayır ve şer'le, 'iyilik ve kötülük'le ilgilidir...
Her işin, her olayın, her durumun ötesinde; her bağırışın, her sözün ardında bazen öyle karmaşık durumlar mevcuttur ki onların idrak edilmesi çok zordur...
Bu nedenledir ki asla yüzeysel düşünmeyelim ve anlamadan, idrak etmeden kimseyi yargılamaya kalkmayalım...
Hesap ödeme konusunda hevesli olanlar, cepleri parayla dolu olduğu için değil dostluk ve arkadaşlığa paradan daha çok değer verdikleri için,
Çalışma hayatında her işi yapmak için istekli olanlar, ahmak oldukları için değil sorumluluklarını iyi bildikleri için,
Her kavga ve tartışmadan sonra ağızlarını özür dilemek için açanlar, suçlu oldukları için değil sizi gerçek dostu olarak gördükleri için,
Size mesaj gönderenler, yapacak başka işleri olmadığından değil sizin sevginizi kendi canlarında ve yüreklerinde taşıdıkları için yaparlar.
Gün gelecek hepimiz birbirimizden ayrılacağız...
Sohbetlerimizi, yürekten özleyeceğiz...
Rüyalarımızı hatırlayacağız...
Günler, aylar, seneler birbiri ardına öyle büyük bir hızla geçer ki...
Ve artık geridekilerle hiçbir bağlantı kalmaz...
Ve bir gün çocuklarımız bizim resimlerimizi görüp soracaklar:
"Kim bunlar?"
Biz gözlerimizde saklı gözyaşlarımızla, acı bir tebessümle onları kalbimizin en derinlerinde hissederek diyeceğiz ki:
"Onlar ki hayatımın en güzel günlerini birlikte geçirmiş olduğum insanlar.

hak aşığı


kervan

  emeginize  saglık  rabbim  razı  olsun  güzel  paylasımınız  icin

TinyPortal 2.2.2 © 2005-2022