Ilahi-Ezgi - Manevi Dünyanız
Ilahi-Ezgi.com Genel => Forum Dışı Paylaşımlar => Hikaye ve Makaleler => Konuyu başlatan: suskun1 - 06 Eylül 2010, 12:41:13
(http://img03.blogcu.com/images/b/i/s/bisrev/9b98ab05600416ce7e5048274ee21bb2_1280408080.jpg)
Ey Yâr!
"....Taşın sözü yok mudur ey yâr?
Taş dediğin konuşur. Zamanın dudağıdır.
Çatlaklarından acılar sızar; kuytularında çocuk gülüşleri gibi neşeler
saklar. Taş dediğin susar. Zamanın dilidir; bir bakışında nice gürültüyü
susturur; anlamsız telaşları dağıtır, hoyrat koşturmaları durdurur. Kadîm
zamanlar içinden sızıp gelen bir kan gibidir taş; nabzımızı doldurur.
....
Taş kesilmişsin ki sana vefasız dediler.
Tanımazmışsın beni. Adımı bile
anmazmışsın. Güzellikten hiç anlamazmışsın. Mehtabı kucaklayan sen değil
misin her defasında? Günün ilk ışıkları sana koşmadı mı her sabah? Nice
surlarda masum bebekleri bekleyen sendin. Nice sütunlarda fısıltılı
dualara fısıltını ekleyen sensin. Köprülerde kemerlerde yâri yâre
kavuşturan senin metanetin değil mi? Çeşmelerden serin sulara yol veren
senin serinliğin değil mi? Dereler boyu suların elinden tutup şarkılar
söyleyen sen değil misin?
....
Sen değilsin; taş benim ey yâr.
Kendimi taşımaya mecâlim yok. Kendime
söyleyecek sözüm yok. Kabrimden kalbine taşınıyorum ey yâr. Suskunluğum
taş olmaklığımdan. Sözsüzlüğüm sözümü taşa devrettiğim için.
Bağrımda ağır ve soğuk bir suskunluk...
Taşıdığım sensin ey yâr.
Söze sığdıramadığım.
Ve hiç susturamadığım.
Ne oldu kalbime?
Katılaştı, katılaştı.
Taştan da katılaştı.
Ağlarsa, taşlar ağlar.
Ben ağlayamadım; sen ağla...
Taş değil misin ey yâr?..."
S.Demirci
Paylaşım için teşekkürler kurban. Allah kimsenin kalbini taşlaştırmasın.
emeginize saglık rabbim razı olsun güzel paylasımınız icin
Teşekkürler